KUTBİL RADYO                                                            

                                  ''MİLLİYETÇİLİK İSLAMA AYKIRI DEĞİLDİR.
Bu millet milliyetçilikle dağıldı ve yine milliyetçilikle toparlanacaktır. Bildiğimiz gibi bu asır teknoloji asrıdır. Bir motor, bir makine sökülüp yeniden monte edilirken, en son sökülen parça en önce takılır.''                                                                                              Mehmet Feyzi Efendi
                                                                                          Karanlıktan Aydınlığa Sayfa 200-201



                                            DAVET

         Kastamonu'muzun Âlim, Fazıl ve Mütefekkirlerinden Merhum Mehmet Feyzi Efendi Hazretlerinin Ahirete İrtihalinin 23. sene-i Devriyesi Münasebetiyle Hazırlamış Olduğumuz Programa Teşriflerinizi bekliyoruz.
                                                                            Tertip Heyeti

                                      PROGRAM
             
TARİH:
04.03.2012

HATİM DUASI:
SAAT 10:30'DA GÜMÜŞLÜCE'DEKİ KABRİ BAŞINDA

KONFERANS:
SAAT 13.00'TE  ESKİ BELEDİYE DÜĞÜN SALONU

KONUŞMACI :
PROF.DR.ALİ MURAT DARYAL
MARMARA ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ EMEKLİ ÖĞRETİM ÜYESİ

KONU: MÜSLÜMAN ŞAHSİYETİ




                                            DUYURU

          2012 YILI GENEL KURUL İSTİŞARE TOPLANTISI
          2012 Yılı İstişare toplantısı 06.01.2012 Cuma günü saat 21.00'de Turkav Toplantı salonunda yapılacaktır. Tüm üyelerimizin belirtilen gün ve saatte hazır bulunmalarını önemle rica ederim.
         
                                Mehmet ERTAŞ                                               
             TÜRKAV Kastamonu Şubesi Başkanı



                                       DUYURU
          Cuma günleri saat 19.30'da Emekli Meslek Dersleri Öğretmeni Musa ÖZDAĞ'ın verdiği eğitim,kültür semineri başlamıştır. Tüm halkımız davetlidir.

                                                          TÜRKAV Kastamonu Şubesi

Tarih: 06.01. 2012
Konu:KUR'AN SOFRASINDA TÜRKLERİN YERİ

Tarih: 13.01. 2012
Konu: KALPLERİ YÜCELTEN GÜZEL SÖZCÜKLER

Tarih: 20.01. 2012
Konu: NİŞANLAR VE NİŞANLILAR

          Seminerlerde tutulan notlara ulaşmak için     Tıklayınız.
          Seminerlerin tam metine ulaşmak için   Tıklayınız



                                       DUYURU
         Pazar günleri saat 12.30'da Emekli Meslek Dersleri Öğretmeni Musa ÖZDAĞ'ın verdiği tefsir seminerleri devam etmektedir. Tüm halkımız davetlidir.
                                                         
                                                    TÜRKAV Kastamonu Şubesi
Tarih: 25.12. 2011
Konu: DÜNYANIN ÖLÜM KORKUSU

Tarih: 01.01. 2012
Konu: GÖNÜL KİTABININ KÂİNATA YANSIMASI

Tarih: 08.01. 2012
Konu: ÖLÜM ÇIĞLIĞI

Seminerlerdeki notlara ulaşmak için     Tıklayınız.

   

                         YAZARLARIMIZDAN

                               

                      YİĞİT

Volkanın sessiz durmasına bakmayın;
O, zamanı gelince mutlaka patlar.
Sükût etmekle korktu sanmayın,
Aslan gerilir gerilir öyle atlar.
                                      Devamını Oku

  
                   GÖLGELER ÂLEMİ

“ Ete kemiğe büründüm / Yunus diye göründüm”      
Dün gece sabaha kadar, hep bu sözü düşündüm.”
                                                                  Devamını Oku

                    İLAHİ

Bezm-i ezelden beridir,
Yanar şu gönlüm dost diye.
                                  Devamını Oku

                    

                  YALan Ve hİLe
Yalan, olmayan bir durumun ya da olayın olmuş gibi gösterilmesi; hile ise aldatma ve sahtekârlık anlamına gelen bir kavramdır. Örneğin hasta olmayan bir kişinin hastaymış gibi davranması, kusurlu bir malın müşteriye kusursuz gibi satılması  bir hiledir.     Devamını Oku

   

                     
                    GÜL VE NÛR

Medine’ye bir nûr indi cahiliye devrinde
Öyle bir nûr ki bir eşi daha yok evrende

O gülün hatırına yaratıldı bütün kâinat
Bir gül ki, açtıkça açtı dikenlere inat

Bir gül ki, kokusu sanki Kâbe’nin buhuru
Bir gül ki, güneş gibi aydınlatır nuru

En güzel gülleri cihanın bir araya toplansa
Gece-gündüz âb-ı zemzem ile sulansa

Senin gibi bir gül daha açılmaz Peygamber’im
Bir sakal-ı şerifin için, şu canımı feda ederim

                Mehmet UYSAL

          

  
NURLAR  DİYARI  ANADOLU’NUN  MÂNÂ  CENGÂVERİ
   BEDÎUZZAMAN  SAİD  NURSİ  HAZRETLERİ’NİN  ÖZET                                            HAYATI
                                       
            (H.1290)-(M.1873) tarihinde Bitlis Vilayetine bağlı Hizan kazasının İsparit nahiyesinin NURS Köyünde doğmuştur. Babasının adı; Mirza, annesinin adı Nuriye’dir. 9 yaşına kadar anne ve babasının yanında kaldı. O yıllarda büyük ağabeyi Molla Abdullah’ın ilmi meziyetlerini düşünüp O’na hayran kaldı. Bunun üzerine ciddi bir şevk ile tahsili göze aldı. Nahiyeleri İsparit ocağı dahilinde bulunan Tağ Köyü’nde Molla Emin Efendi’nin medresesine gitti. Orada fazla durmadı. Oradan Hizan şeyhinin yaylasına gitti. Şeyh Seyyid Nur Muhammed Hz.lerinin dergahına devam etti.  Devamını Oku


KIRIK BİR GÖNLÜN RABBİNE SESLENİŞİ

Denizler mürekkep olsa, dağlar kalem; tek senin sözün bitmez dile gelse onsekizbin âlem. Vermezsen gönlüme şerh-i sadır, dökülmez defterime cümleler satır satır. Eşsiz ve pak ism-i şerifine sığınarak başladım zâtını övmeye, ne kadar âciz olsam da kalemim can atıyor şanını yükseltmeye. Devamını Oku

KUR’ÂN’DA FÂNİLİK VE BÂKİLİK
Sözlükte “geçici olmak, yok olmak, ölmek” gibi manalara gelen Arapça kökenli“fenâ” kelimesi, genellikle “var olmak” anlamındaki “beka” kelimesiyle birlikte kullanılagelmiştir. Kur’ân-ı Kerim’de de bu iki kelimeden türemiş kelimeler yer almaktadır.
Kullanıldığı diğer bazı manalar ise şunlardır: Devamını Oku


FATİH, FETİH VE KASTAMONU (Yrd. Doç Dr. Cevdet YAKUPOĞLU)

Gördüğü büyük işlerle hem kendini hem de zamanını aşan Fatih Sultan Mehmed Han, atalarından miras aldığı fetih anahtarı ile açılmaz sanılan nice kapıları açmıştır. “Yastığı top güllesi, yatağı sur gölgesi” olan Sultan’ın ölümü bile sefer yollarında olmuştur. O, çağının en medenî hükümdarı olduğu kadar, atalarının bozkır kültüründen devraldığı her türlü sıkıntıya dayanma gücünü de genlerinde taşıyordu. Devamını Oku

         İSTİKLAL MARŞI VE ÂKİF
Bomba sesleri Ankara’dan duyuluyordu… Yunanlılar, sırtlan sürüsü gibi sarılmıştı avına… Ama bilmiyorlardı ki aslan gerilir gerilir öyle atlardı. Bu sırada Tacettin Dergahı’nda bir şair çeliğe karşı tahtanın savaşını duvara nakşediyordu. Sabah ezanı okunuyordu... Ve Âkif ilk mısraları haykırdı: Devamını Oku

KAHRAMANLIK
Hunlar’ da gördüm seni, ey  kahramanlık!
Kırk yiğitle basılırken Çin sarayı ,
O büyük setle açarlarken arayı,
Gönlümüze esiyordun ılık ılık. Devamını Oku

REKLAM  ARASI   NAMAZ
Bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete!..
- Kurtlar Vadisi’nin son bölümü nasıldı amma!
- Soluksuz izledim valla!
- Memati, Gülendam’ı Hüsnü’ye vermedi gitti ya!
- Önümüzdeki  Perşembe de Mevlid Kandili, yeni bölüm olacak mı acaba?  Evet, bu ve bunun gibi bitmek bilmeyen nice sözlere âşinayız değil mi? Devamını Oku

       FEYİZLER ŞEHRİ KASTAMONU                                           
           Altından üstüne fışkırır nurlar,
           Her yanını kuşatır; Kastamonu’nun.
           Selâmlar gönderir Pirler, Ulular,
           Can verir dirilere; Kastamonu’nun. Devamını Oku

KUTLULARLA SOHBET
Öyle hüzünlüyüm ki bu gece yine, gözlerim gönlüm uyumak istemiyor. Ey mânâ iklimimizin kutlu Güneşi, öylesine hasret doluyum ki size bu duygu anlatılır gibi değil. Yüreğim adeta çatlarcasına atıyor, ruhum küçücük bir kafese konmuş kuş gibi çırpınıyor. Devamını Oku

HUZUR DERSLERİ
Ey dünyaya aldanan kişi
Bitmez bu âlemin türlü işi,
Bırak gaflet veren her şeyi,
Kaçırma; başlıyor huzur dersleri. Devamını Oku

KUTLU NEBİ'YE
Dinle! Özlemle çağlayıp coşan, kabına sığmayıp taşan bir gönülden sızan birkaç damlanın sesine kulak verip dinle! Gözleri gözlerine, kulağı kulağına kilitlenip ahlar çekerek inleyen bir garibi dinle! Yaşayan ölü misâli, bîçare,  dîvane gibi gurbet ellerde dolaşan bendenin perişan halini dinle! Devamını Oku

ÖZ YURDUMDA GARİBİM ŞİMDİ
Günleri, haftaları saydım,
Vuslat vuslat diye ağladım.
Toprağına başımı adadım,
Öz yurdumda garibim şimdi. Devamını Oku

O AN
Kapattım gözlerimi o anda
Zaman, mekân silindi nazarımda
Otuz iki yıl yaşamamışım dünyada
                          Hayat buldum kayıtsız o anda  Devamını Oku

 HABİBULLAHA AŞIĞIM
Âteş-i hasret ile secde eder daim başım,
Derd-i firak ile dolup taşar kanlı yaşım,
Beklerim gecelerde belki açılır kapım,
Bir görünüp bir kaçan hayaline aşığım. Devamını Oku